image

Altyapı ve GIS Ölçümleri

ALTYAPI VE GIS ÖLÇÜMLERİ

 

     Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) pek çok alanda olduğu gibi altyapı uygulamalarında da yoğun olarak kullanılmaktadır. Altyapı uygulamalarının birbiriyle bağımlı olması ve gelecek yıllarda kullanılabilmesi ile ilgili sorgulama ve analizler CBS ile yapılabilmektedir.

 

    Bir CBS’de halihazır haritayı, mevcut içme suyu, atık su gibi değişik altyapı sistemlerinin, herhangi bir sokak için tasarlanan tatbikat projesini ve as-built planını bir arada görmek, bunlarla ilgili konum analizlerini yapmak, mevcut sistemlerle yeni yapılacak sistemleri karşılaştırabilmek mümkündür. CBS, planlama yaparken, pek çok kriteri bir arada görüp, sorgulama, analiz ve modelleme yapılmasını sağlar.

 

    Bir ülkenin özellikle ekonomik büyüme ve kalkınması açısından önemli olduğu kabul edilen temel hizmetlerden biri altyapı hizmetleridir. Kapsamı son derece geniş olan bu hizmetler, kendi içerisinde alt sektörlerden oluşmaktadır.

 

    Bu çalışmanın amacı, altyapı hizmetleri hakkında genel bilgiler sunmaktır. Bu amaçla öncelikle altyapı hizmetlerinin türleri ve genel özellikleri açıklanacak, ardından enerji, haberleşme, ulaştırma vb. altyapı hizmetleri hakkında bilgi verilecektir.

 

ALTYAPI HİZMETLERİ: TANIMI, TÜRLERİ VE GENEL ÖZELLİKLERİ

    Altyapı sözlük anlamı olarak; “bir sistemin veya organizasyonun temelini oluşturan yapı” şeklinde tanımlanabilir. Bu tanıma göre altyapı; fiziki birtakım unsurlardan, kurumsal düzenlemelere kadar son derece geniş kapsamlı bir kavramdır.

 

    Ekonomi biliminde altyapı kavramının dar ve geniş olmak üzere iki farklı anlamı bulunmaktadır. Dar anlamda altyapı, bir yatırımın gerçekleştirilebileceği yerde aranan ulaştırma, haberleşme, enerji, su gibi maddi olanakları kapsar. Geniş anlamda altyapı ise ekonominin sahip olduğu ya da olması gereken ulaştırma, haberleşme, enerji, su ve kanalizasyon gibi tesisleri, eğitim ve sağlık alanlarındaki kuruluşları, ayrıca bu konularla ilgili bilgi ve beceriyi içine alan sosyal sabit sermayeyi ifade etmektedir. Buna göre dar anlamda altyapı; maddi veya ekonomik altyapı olarak adlandırılırken, geniş anlamda altyapı kavramı, maddi (ekonomik) altyapı yanında, eğitim ve sağlık hizmetlerini kapsayan sosyal altyapıyı da içerir.

 

    Maddi ve sosyal altyapı dışında altyapı kavramı içinde tanımlanan bir başka unsur ise kurumsal altyapıdır. Maddi ve sosyal altyapıdan önemli ölçüde farklılaşan kurumsal altyapı; özel mülkiyeti, rekabeti, parasal ve mali düzeni belirleyen hukuki norm, kural ve kurumların bütününü oluşturur .

 

    Bu çalışmada ele alınan altyapı hizmetleri ise maddi veya ekonomik altyapı olarak adlandırılan hizmetleri kapsamaktadır. Buna göre ekonomik altyapı; enerji, gaz boru hattı, telekomünikasyon, su ve kanalizasyon, katı atık toplama ve imhası alanlarındaki hizmetleri; barajlar, sulama kanalları veya yollara yönelik bayındırlık hizmetlerini ve demiryolları, kent-içi ulaşım, limanlar ve suyolları ile havaalanları gibi ulaşım hizmetlerini içermektedir .

 

Altyapı hizmetleri sunulan hizmetin türüne göre bazı farklılıklar gösterebilmekle birlikte, genel olarak aşağıdaki özelliklere sahiptir:

- Altyapı hizmetlerinde ortak tüketim söz konusudur. Altyapı hizmetlerinde bireysel tüketimden ziyade ortak tüketim söz konusu olmaktadır. Dolayısıyla bu hizmetlerden yararlanılması sonucunda hizmetin miktarında bir azalma ortaya çıkmaz. Tüketiciler altyapı hizmetlerinden aynı anda yararlanabilirler.

 

- Altyapı hizmetleri genellikle şebeke özelliği gösterirler ve “şebeke dışsallığı”na sahiptirler. Bunların başında telekomünikasyon, elektrik ve su hizmetleri gelmektedir. Şebeke dışsallığı, bir tüketicinin bir mal veya hizmete olan talebinin o mal veya hizmeti kullanan diğer tüketicilerden etkilenmesi olarak ifade edilebilir. Başka bir ifade ile, bir tüketicinin bir mal veya hizmetten elde ettiği kazanç, o mal veya hizmeti kullanan kişi sayısı arttıkça artmaktadır. Örneğin, bir telefon şebekesine bağlı bulunan abone sayısı ne kadar fazla ise, yeni abonelerin bu şebekeyi tercih etme oranları o kadar yüksek olmaktadır .

 

- Altyapı hizmetlerinde, hizmetin bedeli genellikle kullanıcılar tarafından karşılanır. Altyapı hizmetlerinde genellikle hizmetten faydalananların hizmetin bedelini ödemesi söz konusudur. Bu özelliğinden dolayı bu tür hizmetlere, yarı özel mal veya ücretli mal sınıflandırması içerisinde yer verilebilmektedir. Belirli bir bedel karşılığında sunulmasından dolayı tüketimden dışlama mümkün olabilmekle birlikte, altyapı hizmetlerinin bedava sunumu da söz konusu olabilmektedir. Bu durumda bazı vatandaşların bu hizmetlerden yararlanmasını önleme mümkün olmaz.

 

- Altyapı hizmetlerinde üretim maliyetinin altında bir fiyat belirlenebilir. Altyapı hizmetlerinin bu özelliği “kamu yararı” argümanı göz önüne alındığında ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla düşük fiyat tespiti, devlet üretiminin gerekçelerinden birini oluşturmaktadır.

 

- Bazı altyapı hizmetlerinde birleşik mal özelliği bulunur. Bazı altyapı hizmetlerinin sunumu, diğer mal ve hizmetlerin sunumuna imkan sağlar. Örneğin ulaştırma hizmetleri, başka bazı kamu hizmetleri ile birleşik mal niteliğinde olabilir. Savunma, sınırları koruma, iç güvenlik, sağlık ve eğitim hizmetlerini görmek için, devlet yurdun çeşitli köşelerine ve yurttaşlara ulaşmak zorundadır. Kamu hizmetine verilen öncelik, hizmetin görülmesi için gerekli olan yolun da bir birleşik ürün olarak yapılmasını gerektirebilir.

 

- Altyapı hizmetlerinin stoklanması mümkün değildir. Altyapı sektörü önemli ölçüde hizmet niteliği taşıyan bir sektördür. Bu nedenle diğer mallarda olduğu gibi stoklanması söz konusu olamaz.

 

- Bazı altyapı hizmetleri, diğer kullanıcılarla birlikte kullanıldığı zaman kalitesi artan ücretli mallardandır. Bazı altyapı hizmetlerinden bir tek kişinin yararlanması etkin olmayıp, birden fazla kişinin yararlanması halinde ihtiyacın karşılanması mümkün olur. Örneğin telefon, posta ve telgraf hizmetlerinde, tek abonesi olan bir telefon şebekesine göre çok abonesi olan bir telefon şebekesi, daha kullanışlı ve değerli bir iletişim ağı haline gelir.

 

-Altyapı hizmetleri ekonomik kalkınmanın sağlanabilmesi için gereklidir. Nüfus artışı, kentleşme olgusu vb. faktörler altyapı hizmetlerine olan ihtiyacı artırmaktadır. Altyapı hizmetleri her ne kadar, doğrudan toplam üretimi artırıcı bir nitelik taşımasa bile, üretimin gerçekleşmesi için gerekli şartları hazırlayan hizmetlerdir. Dolayısıyla toplam üretim ve ekonomik kalkınma üzerinde olumlu etkilere sahiptir. Altyapı hizmetleri, bir ülke veya bölgede çeşitli ekonomik faaliyetlerin gerçekleştirilebilmesi için gerekli ve öncelikli olarak üretilmesi gereken hizmetlerdendir.

 

-Altyapı hizmetleri, yatırımın yapıldığı ilk aşamada yüksek sabit maliyetleri gerektirir. Altyapı hizmetleri büyük ölçüde sabit maliyeti gerektiren hizmetlerdendir. Altyapı hizmetlerinin bu özelliği daha çok sermaye yoğun bir üretim yapısına sahip olmalarından kaynaklanmaktadır. Kısa dönemde sabit maliyetler batık maliyetlerdir. Batık maliyetler bir firmanın faaliyette bulunduğu sektörden çıkışı durumunda paraya dönüştüremeyeceği maliyetlerdir. Örneğin Ar-Ge faaliyetleri için firmanın yaptığı harcamalar ve firmadaki makinelerin amortismanı batık maliyetleri oluşturur. Bu nedenle altyapı hizmetlerinin çoğunda “batık maliyetler” söz konusudur.

 

    Altyapı hizmetlerinin bu özelliği nedeniyle, çok fazla firmanın kolaylıkla piyasaya girip üretimde bulunabileceği bir hizmet türü olmadığı savunulur. Fakat daha sonra ayrıntılı olarak açıklanacağı gibi, günümüzde gerekli olan sabit maliyetlerin daha fazla firma tarafından karşılanabilmesi (özellikle teknolojik gelişmelerin etkisiyle) mümkün olmaktadır.

 

-Altyapı hizmetleri  uzun ömürlü olarak nitelendirilirler. Altyapı hizmetleri ilk aşamada yüksek sabit maliyetleri gerektirirken, daha sonraki aşamalarda üretim arttıkça maliyetlerde düşüş gözlemlenmektedir. Yüksek bir yatırım maliyetini gerektirmekle birlikte, bu yatırımın faydaları daha sonraki yıllarda ortaya çıkar ve hizmet uzun ömürlü bir nitelik taşır.

 

- Altyapı hizmetleri ölçek ve kapsam ekonomileri özelliği gösterir. Ölçek ekonomileri; bir firmada bir ürünün üretimi arttıkça ortalama maliyetlerde azalma nedeniyle ortaya çıkan maliyet avantajlarıdır. Kapsam ekonomileri ise, bir firmada birden fazla ürünün birlikte üretilmesi durumunda firmanın sağladığı maliyet avantajlarını ifade eder.

 

    Buna göre bir firmanın tek bir ürün üretmesi durumunda doğal tekelin oluşması için ölçek ekonomilerinin söz konusu olması gerekir. Eğer bir firma birden fazla ürün üretiyorsa, kapsam ekonomilerinin varlığı halinde doğal tekel oluşacaktır.

 

    Bu durumda bazı altyapı hizmetleri ölçek ekonomileri özelliğine sahipken, bazı altyapı hizmetlerinde kapsam ekonomileri özelliği bulunmaktadır. Örneğin, posta ve telekomünikasyon hizmetlerinin kapsam ekonomisi özelliği nedeniyle birleştirilerek tek bir firma (veya kamu işletmesi) tarafından sunulması gibi.

 

- Altyapı hizmetlerinde tüketici sayısı arttıkça tüketici başına maliyetler azalır. Altyapı hizmetlerinde tüketici sayısının artması üretim ölçeğinin de artmasını gerektirdiğinden, bu artışa bağlı olarak maliyetler azalma gösterir. Bunun sonucunda da, bir tek üreticinin var olmasının en ekonomik çözüm olduğu savunulur.

 

    Altyapı hizmetlerinin bu özelliği, bu hizmetlerin doğal tekel olarak tanımlanmasının temel sebebidir. Tüketici sayısındaki artışa bağlı olarak üretim ölçeğindeki artış sonucunda üretim maliyetlerinin azalması, ölçek ekonomilerine neden olacak (ölçeğe göre artan getiri sağlayacak) ve bu hizmeti en geniş ölçekte sunan firma, avantaj sağlayarak piyasada zamanla tekel niteliğini taşıyacaktır.

 

BAŞLICA ALTYAPI HİZMETLERİ

Son derece geniş bir içerik taşıyan altyapı hizmetleri enerji, haberleşme, ulaştırma, su ve kanalizasyon vb. hizmet türlerinden oluşmaktadır.

 

Enerji

Enerji sektörü temel olarak elektrik ve doğal gaz sektörlerinden oluşmaktadır. Elektrik sektörü; elektrik üretimi, iletimi, dağıtımı ve arzının gerçekleştirildiği sektördür. Günümüzde kentleşme, sanayileşme, nüfus artışı vb. faktörler önemli bir girdi durumundaki elektriğe olan ihtiyacı artırmıştır. Elektrik sektörünün genel özellikleri şunlardır:

 

Elektrik sektörü bütünleşik bir yapı arzeder. Bu yapı içerisinde sırasıyla elektriğin üretimi, iletimi, dağıtımı ve sunumu gerçekleştirilir. Üretim aşaması, su, rüzgar, kömür, doğal gaz ve petrol gibi enerji türlerinin elektrik enerjisine dönüştürülmesini içerir. İletim aşamasında, üretilen yüksek voltajlı elektrik yüksek gelirim hatlarıyla dağıtım hatlarına aktarılır. Dağıtım hatlarına gelen elektrik ise; alçak voltajlı olarak tüketicilere aktarılır. Son aşama olan arz aşaması ise elektriğin nihai kullanıcıya satılması işlemidir. Ölçüm, faturalama ve pazarlama işlemlerini içeren arz, toptan veya perakende şeklinde olabilmektedir.

 

Elektrik sektöründe üretilen elektriğin stoklanması mümkün değildir.

 

Elektrik üretimi, iletimi ve dağıtımı sermaye-yoğun nitelik taşımaktadır.

 

Elektrik sektöründe gerçekleştirilen faaliyetler yüksek sabit sermayeyi gerektirir.

 

Teknolojik yeniliklerle doğrudan bağlantılı olan bir sektördür. Özellikle elektrik üretiminde yüksek teknolojiden yararlanılır.

 

Özellikle iletim ve dağıtımı doğal tekel özelliğini taşımaktadır.

 

Elektrik, talebi oldukça değişken olan bir girdidir.

 

Elektrik, arzı sürekli olması gereken bir girdidir.

 

Elektriğin üretimi ve tüketimi aynı anda meydana gelir.

 

Pazarlanması mümkün bir hizmettir.

 

Yüksek batık maliyetleri gerektirir.

 

Elektrik üretiminin başlıca maliyetleri yakıt fiyatları, sermaye maliyetleri, işletme ve bakım masraflarıdır. Üretimin maliyetini etkileyen bir diğer faktör de kullanılan üretim teknolojisidir. Nükleer üretimin yatırım maliyetleri yüksek olmasına rağmen, işletme ve yakıt maliyetleri düşüktür. Su ve fosil yakıtla üretimde de değişken maliyetler düşükken, kömür, doğal gaz ve benzinle üretimin değişken maliyetleri yüksektir.

 

Kişi başına elektrik tüketimi, yaşam kalitesi ve insani gelişme açısından önemli bir göstergedir. Bu nedenle gelişmiş ülkelerde az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere göre kişi başına elektrik tüketimi ve elektrik hizmetlerine ulaşım imkanları daha yüksektir.

 

Haberleşme Hizmetleri

Haberleşme hizmetleri; posta ve telekomünikasyon hizmetlerinden oluşmaktadır.

 

Posta Hizmetleri

Posta hizmetleri, genel olarak gönderiyi bir noktadan diğerine taşıyan nakliye ve dağıtım hizmetlerinin bir türüdür. Posta hizmetlerinin özünü, kişisel mektuplar, tebrik kartları, fatura ve el ilanları ile diğer yazılı kişisel iletişim araçları gibi gönderiler oluşturmaktadır. Diğer posta hizmetleri arasında ise koli taşımacılığı, acele posta servisi (APS) ve havale gönderileri sayılabilir.

 

Posta hizmetlerinin genel özellikleri şunlardır:

Posta hizmetleri daha çok emek-yoğun bir nitelik taşır.

 

Emek yoğun niteliğinden dolayı işgücü maliyetleri yüksektir.

 

Posta hizmetlerinde devletin genellikle uğradığı zarar, aynı kurum bünyesinde sürdürülen telekomünikasyon hizmetleri gelirleri ile karşılanmaktadır. Bu duruma “çapraz sübvansiyon” adı verilir.

 

Posta hizmetlerinin esası, üzerinde adres bulunan gönderiyi bir ağ içerisinde düzenli ve programlı olarak dağıtmaktır. Bir ağ içerisinde düzenli ve programlı gönderi dağıtımının yaratmış olduğu ölçek ve kapsam tasarrufları posta hizmetlerini diğer nakliye/dağıtım hizmetlerinden ayırmaktadır.

 

Telekomünikasyon Hizmetleri

Telekomünikasyon sektörünü tanımlarken, şebeke işletimi ile hizmet sunumu hizmetlerini birbirinden ayırmak gerekir. Şebeke işletimcisi, iki nokta arasında iletişim kurulmasını mümkün kılan bağlantıları sağlar. Hizmet sunucusu ise çeşitli iletişim hizmetlerini nihai kullanıcıya aktarmak için bu bağlantıları kullanır.

 

Telekomünikasyon hizmetleri başlıca üç alt gruba ayrılmaktadır.

Telekomünikasyon cihazları alt sektörü (uydu ve kablolar gibi iletim cihazları, santraller, telefon cihazları), 2) Temel telekomünikasyon hizmetleri alt sektörü (yerel görüşme-uzak mesafe görüşmesi-uluslar arası görüşme), 3) Katma değerli hizmetler alt sektörü.

 

Telekomünikasyon cihazları, şebekenin sonuna eklenen telefon cihazları, mobil telefon cihazları, fax makinaları, bilgisayar gibi cihazlardır. Temel telekomünikasyon hizmetleri, bir iletim hattı üzerinden sadece taşıma kapasitesi sağlayan hizmetler olarak tanımlanmaktadır. Telefon, telgraf gibi hizmetler bu kapsamdadır. Bu anlamıyla temel hizmetlerin sunulduğu şebekeler, telekomünikasyon sistemlerinin kendisidir. Katma değerli hizmetler ise, temel hizmeti biçim, içerik, protokol veya diğer yönleriyle bir işleme tabi tutan bilgisayar uygulamaları ile birleştiren veya aboneye ilave, farklı veya yeniden şekillendirilmiş bilgi sunan ya da abone ile stoklanmış bilgi kaynağı arasında karşılıklı ilişkiyi sağlayan bilgi yoğun hizmetlerdir. Elektronik posta, veri hizmetleri, bankaların ATM hizmetleri ve video konferans hizmetleri katma değerli hizmetlere örnek olarak verilebilir.

 

Telekomünikasyon hizmetlerinin genel özellikleri şunlardır:

Sermaye yoğun hizmetlerdendir.

 

Değişken bir talep yapısı vardır.

 

Teknolojik yeniliklerle doğrudan bağlantılı olan bir sektördür.

 

Telekomünikasyon sektörü içinde çok farklı nitelikte ürünler sunulması mümkündür.

 

Birçok sektör için önemli bir girdidir.

 

Yüksek batık maliyetleri gerektirir.

 

Üretimin stoklanması mümkün değildir.

 

Şebeke dışsallığı özelliğine sahiptir.

 

Ulaştırma Hizmetleri

Ulaştırma hizmetleri kendi içerisinde karayolu, havayolu, demiryolu ve denizyolu ve liman hizmetlerinden oluşmaktadır. Ulaştırma hizmetlerinin genel özelliklerini şu şekilde sıralayabiliriz:

 

Tüm ulaştırma hizmetleri büyük altyapı yatırımlarını gerektirir.

 

Ulaştırma hizmetleri önemli ölçüde pozitif dışsallık yayan hizmetlerdendir. Bu dışsallık gerek tüketicilere gerekse özel firmalara yöneliktir. Ekonomik faaliyetlerini kolaylaştırması ve maliyetlerinde düşüşe neden olması açısından tüketiciler ve özel firmalar, ulaştırma hizmetlerinden fayda sağlarlar.

 

Ulaştırma hizmetleri globalleşmeyle birlikte mal ve hizmetlerin uluslar arası mobilitesi arttığından, günümüzde daha çok önem kazanmıştır.

 

Tüm altyapı hizmetlerinin genel niteliklerinden biri olan birleşik mal özelliği, özellikle ulaştırma hizmetlerinde bariz bir şekilde ortaya çıkmaktadır.

 

Ulaştırma hizmetleri yüksek sabit maliyetleri gerektirir.

 

Ulaştırma hizmetlerinin maliyetleri alt sektörlere göre değişmektedir. Örneğin; karayollarında maliyetleri yol yapım maliyetleri, onarım maliyetleri, taşıt işletme maliyetleri[3] vb. maliyetlerden oluşmaktadır.

 

Ulaştırma hizmetlerinin finansmanında iki yöntem bulunmaktadır. Bunlardan ilki, ulaştırma hizmetlerinin maliyetlerinin genel bütçeden ayrılan vergilerle karşılanmasıdır. Aynı şekilde vergilerle finansmanda, yakıt fiyatlarına kaynaştırılmış dolaylı vergilerden de yararlanılabilmektedir. İkinci ise ulaştırma hizmetlerinden yararlananlardan alınan bedellerdir. Faydalanma esasına dayalı olarak alınan geçiş ücretleri, ücretli yolların finansmanında kullanılan yöntemlerden biridir. Öte yandan sunulan hizmetin tüm maliyeti, ulaştırma hizmetleri gerçekleştiren üretici birimler (devlet ve/veya özel sektör) tarafından hizmetten yararlananlardan alınan bedellerle karşılanabilir. Ulaştırma hizmetinin devlet tarafından sunumu halinde bu bedel kamu yararı gerekçesiyle hizmetin maliyetinin altında belirlenebilir.

 

Ulaştırma hizmetlerinde üretim önemli ölçüde çok boyutlu olabilir. Örneğin demiryolu hizmetlerinde bu durum söz konusudur. Demiryollarında aynı araç-gereç ve aynı işgücü ile farklı hizmetler sunulmaktadır. Aynı raylar üzerinde hem yolcu hem de yük taşınabilmektedir .Bu durum liman hizmetleri için de söz konusudur.

 

Su ve Kanalizasyon Hizmetleri

Günümüzde hızlı sanayileşme ve globalleşme ile birlikte sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması ve çevre sorunları, su ve kanalizasyon hizmetleri üzerinde önemli bir etkiye sahip olmakta sonuçta dünya genelinde temiz içme suyuna ulaşma imkanı giderek daralmaktadır. Su ve kanalizasyon hizmetleri büyük ölçüde benzer özelliklere sahiptir. Genel olarak su ve kanalizasyon hizmetlerinin özellikleri şu şekilde sıralanabilir:

 

Temiz içme suyuna ve kanalizasyon hizmetlerine ulaşma imkanının yüksekliği yaşam kalitesi açısından önemli bir gösterge konumundadır.

 

Halk sağlığı ve çevrenin korunması açısından son derece önemli bir altyapı hizmetidir.

 

Su, homojen bir nitelik taşıyan bir ürün değildir. Bu nedenle ürün kalitesinin kontrolü önemli bir unsurdur .

 

Su ve kanalizasyon hizmetleri dışsallık özelliği taşımaktadır.

 

Talebi değişken olmakla birlikte, arzı sınırlıdır.

 

Nüfus artışı, kentleşme vb. demografik faktörlerle yakından bağlantılı hizmetlerdir.

 

Kanalizasyon hizmetlerine olan talep, yüksek gelirli ülkelerde daha yüksek, düşük gelirli ülkelerde ise daha düşüktür. Çünkü yüksek gelirli ülkelerde kullanıcılar bu tür hizmetlere daha fazla önem verirler.

 

Temiz sudan yararlanma temel bir hak ve ihtiyaç olarak kabul edildiğinden, insan hayatı açısından önemli bir hizmettir.

 

Altyapı hizmetleri gerek ekonomik kalkınma gerekse yaşam kalitesi açısından önemi giderek artan hizmetlerden birini oluşturmaktadır. Başlıca, enerji, haberleşme, ulaştırma ve su ve kanalizasyon alt sektörlerinden oluşan altyapı hizmetlerinden yararlanma imkanı özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde önemli bir sorundur. Birtakım ortak özellikler taşımakla birlikte, belirli nitelikler açısından farklılaşan bu sektörler; sanayileşme, globalleşme, kentleşme, hızlı nüfus artışı gibi ekonomik ve demografik değişimler karşısında daha etkin ve kaliteli hizmet sunumu ihtiyacını ortaya koymaktadır. 

 

 





Tasarım & Yönetim; GÜRSOY MEDYA | Site Yönetim Paneli; Yönetim Paneli